banka-soygunu

Banka Soygunları Arttı

Küresel kriz sebebiyle belini doğrultamayan Avrupa’da soygunlar kriz öncesine kıyasla 4 kat arttı.

“20 milyon Euro olan soygun kayıpları, kriz sonrasında 80 milyon Euro’ya ulaştı.” diyen Loomis’in Türkiye Başkanı Sarp Tarhanacı, Türkiye’de ise soygunların pek amacına ulaşamadığını söyledi. “Ancak bankalar artık nakit ve altın taşıma işini kendileri gibi profesyonel şirketlere bırakmaya başladı.” dedi.

Avrupa’yı hâlâ etkisi altında tutan küresel finansal kriz, kıtada soygunları da artırdı. Kriz öncesi yılda 20 milyon Euro’ya ulaşan soygunlar, krizin ardından 80 milyon Euro’ya çıktı. Kriz öncesi kıymetli kargo taşıyan zırhlı araçlara Avrupa’da yılda bin soygun amaçlı saldırı düzenlendiği bilgisini veren kıymetli kargo taşıyıcısı Loomis’in Türkiye Başkanı Sarp Tarhanacı, “Malî krizle birlikte bu eğilim arttı. Soygunlarda kaptırılan para küresel finansal kriz öncesi yıllık ortalama 20 milyon Euro civarındaydı. Bu şekildeki kayıp sadece krizin başladığı yıl olan 2008′de 80 milyon Euro’ya ulaştı. Aynı yıl içinde saldırı olasılığı ile sigortada toplanan para 300 milyon Euro idi.” dedi. Avrupa’da kıymetli eşya taşıyan araçlara yapılan saldırıların önceden planlandığını, bu sebeple Avrupa’daki kayıpların Türkiye ve Amerika’ya kıyasla epey fazla olduğunu kaydeden Türkiye Başkanı Tarhanacı, “Avrupa’daki saldırganlar uzmanlaşarak çalışıyor. Bu işe para harcıyorlar. Bir nebze soygun saldırıları Amerika’da da organize edilerek gerçekleştiriliyor ancak orada birçoğu ölümle sonuçlanıyor. Polisin yetkisi fazla. Avrupa’da böylesi saldırılarda pek ölüm yaşanmıyor. Çünkü İngiltere, Norveç ve İsveç’te zırhlı araç görevlileri silah kullanamıyor.” diye konuştu. Tarhanacı, Türkiye’de ise soygunların plansız yapılması nedeniyle şirketlerin pek fazla kayıp yaşamadığına dikkat çekti. Türkiye Başkanı, soygunları Türk polisinin çalışmalarının da etkisi ile pek planlayamadıklarını, soygun gerçekleştirenlerin çoğunu sonrasında haberlerde kameralardan izlediklerini kaydetti.

Loomis’in Türkiye Başkanı Sarp Tarhanacı, Türkiye’de artan kıymetli eşya taşımacılığı sebebiyle bu sektörün de geliştiğini ifade etti. Muhtemel riskler sebebiyle Avrupa’daki bankaların tamamının soygunlara önlem olarak kıymetli kargo taşımacılığı yapan şirketlerden taşıma desteği aldığını belirten Tarhanacı, Türkiye’de ise bankaların yüzde 90′ının para ve altın naklini kendilerinin gerçekleştirdiğini söyledi. Tarhanacı, Loomis’in böylesi bir cazip pazar bulunduğu için 2011′de Türkiye pazarına girdiğini kaydeden Başkan Tarhanacı, “Türkiye’de 32 milyar liralık emisyon hacmi yılda 4 kez bankalar arasında dolaşıyor. Toplamda yıllık 150 milyarlık nakit fiilî olarak bir yerden başka bir yere taşınıyor. Bunun yüzde 40′ı kurumsal taşınıyor. 5 firma var, ikisi banka iştiraki şeklinde.” dedi.

Aynı zamanda Güvenlik Servisleri Organizasyon Birliği Derneği Para Taşıma Komitesi Başkanlığı’nı da yürüten Tarhanacı, Türkiye’de uluslararası bankaların artan faaliyetleri ile birlikte kurumsal taşımacılığın payının arttığını da ifade etti. Merkez Bankası’nın 10 yıllık projeksiyonunda taşınan nakitte yüzde 10 artış olacak. Loomis olarak bu sebeple büyümeye hız verdiklerini söyleyen Tarhanacı, bünyelerindeki 110 olan zırhlı aracın 500′e, 400 olan toplam çalışanlarının ise 2 bine ulaşacağı bilgisini verdi. Şirket, Atatürk Havalimanı’na yakın bölgede bir de antrepo açmak üzere. Burada ilk etapta 10 ton altın depolayacaklarını belirten Tarhanacı, faaliyetlerinin artacağını aktardı.

turkish_a332_7adc8d0a4c15827b400c1252cd6cae7b_470_3171

Kuzey Avrupa’da Uçuşlar Durdu

Hava olaylarından dolayı yapılan seferler iptal ediliyor.

Kuzey Avrupa’da bir çok ülkede etkili olan fırtına ve olumsuz hava koşulları hava ulaşımını olumsuz etkiliyor.

Fırtına sebebiyle Türk Hava Yolları’nın birçok seferi iptal edildi. THY’nin TK1787 sefer sayılı İstanbul Kopenhag, TK1664 sefer sayılı Hamburg-İstanbul, TK1556 sefer sayılı Hannover- İstanbul, TK1786 sefer sayılı Kopenhag İstanbul uçuşları iptal edildi.

KLM Havayolları’nın Amsterdam’dan yapılacak 84 uçuşu fırtına sebebiyle iptal edilirken, Hamburg Havalimanı’nda da 20 sefer durduruldu. Ayrıca İskoçya’nın Glasgow, Edinburgh ve Aberdeen Havalimanları’nda da seferler yapılamıyor.

Fırtına ve olumsuz hava koşulları sebebiyle seferlerini iptal etmek zorunda kalan Türk Hava Yolları’nın yolcuları Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Geliş Terminali’nde bulunan Hotel Desk önünde uzun kuyruklar oluştu. THY yetkilileri yolcuları otellere yerleştirirken, bazı yolcular ise havalimanında beklemek zorunda kaldı. Türk Hava Yolları’na ait uçakla Kopenhag’a gidecek yolculardan Hans Hunsten, “14.45′de ilk uçağımız vardı. O zamandan beri bekliyoruz. Kopenhang’a gidiyorum. 9 saattir buradayım. Kötü hava şartlarından dolayı iptal olduğunu söylediler” dedi.

Yoğunluk sebebiyle servislerin yetersiz olduğunu ifade eden Caner Bayan ise, “Gündüz 12′den beri buradayız. Kopenhag’a gidiyoruz. Hava şartlarında dolayı iki saat ertelendi. Sonra gene erteleme oldu. Şuan burada bekliyoruz. Otele gitmeye çalışıyoruz” dedi. Yolculardan Murat Sabah ise ” Kopenhag’a gidiyorum. Saat 18.30′da buradaydım. Uçak önce rötar yaptı daha sonra da iptal oldu. Kötü hava koşulları nedeniyle Almanya’daki uçuşlarda iptal olmuş. Sabahı bekliyoruz. Büyük ihtimalle sabahta iptal olacakmış” diye konuştu.

900979_detay

Yoksulluk Azaldı!

Bu yıl gerileme var.

Kişi başı günlük harcaması, cari satın alma gücü paritesine göre 2,15 doların altında kalan fert oranı 2011′de yüzde 0,14 iken, geçen yıl yüzde 0,06′ya geriledi. Yoksulluk sınırı, cari satınalma gücü paritesine göre 4,3 dolar olarak alındığında ise 2011′de yüzde 2,79 olan yoksulluk oranı, geçen yıl yüzde 2,27′ye düştü.

KIRSAL KESİMDE DURUM NE?
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre,  satın alma gücü paritesine göre kişi başı dolar cinsinden yoksulluk sınırlarına göre yoksulluk oranları düştü. Kişi başı günlük harcaması, cari satınalma gücü paritesine göre 2,15 doların altında kalan fert oranı 2011′de yüzde 0,14 iken, geçen yıl yüzde 0,06 olarak belirlendi. Yoksulluk  sınırı, cari satınalma gücü paritesine göre 4,3 dolar olarak alındığında ise 2011′de yüzde 2,79 olan yoksulluk oranı, 2012′de yüzde 2,27 oldu. Çalışmaya göre, kırsal yerlerde yaşayanların yoksulluk  riski kentsel yerlere oranla daha yüksek düzeyde bulunuyor.

Cari satınalma gücü paritesine göre 4,3 dolar sınırı itibariyle kırsal yerleşim yerlerinde yaşayanlarda 2011′de yüzde 6,83 olan yoksulluk oranı, 2012′de yüzde 5,88 olarak belirlendi. Aynı yoksulluk sınırına göre kentsel yerlerde yaşayanların 2011′de yüzde 0,94 olan yoksulluk oranı, geçen yıl yüzde 0,60 olarak gerçekleşti.

Çalışmada uluslararası karşılaştırmalarda kullanılan yoksulluk sınırları tanımlandı. Bu bağlamda, satınalma gücü paritesine göre günlük kişi başına 2,15 dolar ve 4,3 dolar değerleri yoksulluk sınırları olarak dikkate alındı. Eşdeğer fert başına tüketim harcaması, satınalma gücü paritesine göre günlük kişi başına 2,15 dolar ve 4,3 doların altında kalanlar yoksul olarak belirlendi.

Social-icon-set

En Karlı Sosyal Ağ Açıklandı

Sanal dünyaya yatırım yapan şirketler arasından en karlı sosyal ağ açıklandı.

Facebook başta olmak üzere çeşitli sosyal medya ağlarında sayfa açarak dijital dünyaya adapte olmaya çalışan şirketler için çok önemli bir rapor yayımlandı. Rapor, sağladığı trafik, etkileşim ve maliyet açısından şirketler için en ideal sosyal medya ağının Instagram olduğunu belirledi.

ABD merkezli SumAll şirketi, bir yıl süren analizlere dayanan bir rapor yayımladı. Sosyal medya ağlarının şirketler için sunduğu performansı mercek altına alan raporda, üye artışı, etkileşim, satış oranı gibi faktörlere dayanılarak en etkin sosyal ağın Instagram olduğu ifade edildi.

SumAll’ın 11 ay süren, Instagram kullanan ABD’li şirketlerin satış gelirlerinin bu süre içinde yüzde 1.5’tan yüzde 3.5’a yükseldiği tespit edildi. Birleşik Krallık ülkelerindeki artış oranı ise yüzde 3.6 oldu.

Instagram, Twitter, Google + ve Facebook’un performansını inceleyen SumAll, yatırım karlılığı açısından Facebook’un halen lider olduğu ancak görsel bir ürünü satmak isteyen şirketlerin Instagram kullanmadığı takdirde marka farkındalığı ve gelir açısından büyük bir kayba uğradığına dikkat çekildi.

SumAll CEO’su Dane Atkinson, sosyal medya ağlarında çok fazla takipçi elde etmek için yoğun faaliyet gösteren firmaların zamanla getirilerinde azalma yaşadığını, seçilmesi gereken modelin ‘geniş kapsamlı ve ılımlı bir yaklaşım’ olduğunu söyledi.

Atkinson, milyarlarca satış ve etkileşimin analiz edildiği araştırmada, gelir, sosyal medya trafiği ve sosya ağ verilerini incelediklerini belirtti.

95004396

Alpaka Develeri Türkiye’ye Geliyor

Konya Selçuk Üniversitesi, dünyanın en kaliteli yününe sahip hayvan olarak bilinen alpaka devesi’ni Türkiye’ye getirecek.

Konya Selçuk Üniversitesi, dünyanın en kaliteli yününe sahip hayvan olarak bilinen ve Avustralya’da yaşayan ‘alpaka devesi’ni Türkiye’ye getirecek. Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliği bünyesinde oluşturulan izole alanda önce alpaka develerinin Türkiye’ye adaptasyonları sağlanacak. Hayvanların Türkiye şartlarına uyum sağlamasının ardından üretimi yapılacak, yünü Türkiye ve Avrupa pazarına açılacak.

UYUM SÜRECİNİ TAKİP EDECEKLER

Doktorasını Avustralya’da yapan Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Zootekni ve Hayvan Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Esad Sami Polat, Selçuk Üniversitesi bünyesinde yetiştirilecek alpaka develeri üzerinde uyum sürecinin bilimsel aşamalarını her yönüyle takip edeceklerini ve rapor hazırlayacaklarını söyledi. Yrd. Doç. Dr. Polat, üniversite bünyesinde oluşturulan alpaka ünitesinde tüm hazırlıkların tamamlandığını, 1 ay içerisinde 10 adet alpaka devesinin Türkiye’ye giriş yaparak, Selçuk Üniversitesi bünyesindeki çiftliğe getirilmesinin planlandığını kaydetti.

TÜRKİYE’YE GİRİŞİNE İZİN VERİLDİ

Avusturalya merkezli Global Alpaka Şirketi, 2012 yılında alpaka türü develerin Türkiye şartlarına uyum sağlamları ve üretimleri için Selçuk Üniversitesi ile ortaklaşa bir proje hazırladı. Proje, 2013 yılı Ekim ayında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından onaylanarak, alpaka develerinin Türkiye’ye girişine izin verildi. Bu kapsamda Selçuk Üniversitesi Alaeddin Keykubat Kampüsü’nde tüm masrafları şikret tarafından karşılanarak 2 bin 500 metrekarelik izole bir alan oluşturuldu.

YÜNLERİNDEN DÜNYANIN EN PAHALI VE EN KALİTELİ KUMAŞI ÜRETİLİYOR

Alandaki tüm hazırlıkların tamamlandığını ve artık alpaka develerinin Türkiye’ye giriş yapmasını beklediklerini belirten Yrd. Doç. Dr. Polat, “Adaptasyon sürecinin başarılı geçmesi durumunda üretim aşaması başlayacak ve dünyanın en kaliteli ve pahalı kumaşlarının imal edildiği alpaka yünü için çalışmalar yapılacak.” dedi.

Alpaka yünlerinin çok kıymetli olduğunu söyleyen Yrd. Doç. Dr. Polat, “Alpakalar Güney Amerika’da lamadan ıslah edilerek yün verimi ve kalitesi ön plana çıkarılmıştır. Güney Yarım küre’deki ülkelerle kıyaslandığında iklim koşulları en benzer yerin Türkiye olduğu görülmektedir. Şu an günümüzün en kaliteli ve pahalı kumaşları alpakalardan elde ediliyor. Yünleri ip haline getirildikten sonra dünyanın en pahalı kumaşları elde ediliyor. Avustralya’da normal şartlarda yılda bir kez kırkılıyor.

Bizim de burada yetiştireceğimiz alpakalarda adaptasyon sürecinin en önemli aşamalarından biri de yün kalitesinin devamlılığı olacak. İncelemelerimizde üretim devenin üretimi aşamasında yün kalitesinin düşüp düşmediği göreceğiz. Uyum sürecinin başarılı geçmesi halinde yün kalitesi çok yüksek olan bu hayvanları ülkemizde de hızla üretebileceğiz. Yününün dışında düşük yağ ve kolesterole sahip eti ve derisi de ayrı bir sektör. Bu yönüyle de çiftçilere ayrı bir kazanç sağlayacak.

Proje kapsamında ilk etapta önümüzdeki 1 ay içinde 10 gebe alpaka gelecek. Çalışmaların başarılı olması halinde bin alpaka daha gelecek.” şeklinde konuştu.

deniz-ucaklari-gollere-de-inebilecek-5389402_9407_o

Deniz Uçakları Artık Göllerede İnecek

Deniz uçakları, Eğridir, Van, Beyşehir, Sapanca, Abant, İznik, Küçükçekmece ve Büyükçekmece göllerine de inip kalkabilecek.

Deniz uçakları, Eğridir, Van, Beyşehir, Sapanca, Abant, İznik, Küçükçekmece ve Büyükçekmece göllerine de inip kalkabilecek.

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM), deniz uçaklarının iniş kalkış yapabileceği yerleri belirledi. SHGM’den yapılan açıklamaya göre, deniz uçakları iç sulara da iniş kalkış yapabilecek.

Eğridir, Van, Beyşehir, Sapanca, Abant, İznik, Küçükçekmece ve Büyükçekmece gölleri gibi iç suların da aralarında yer aldığı deniz uçakları için tanımlanmış iniş kalkış yerleri şöyle:

İçsu ve göller;

Eğridir, Van, Beyşehir, Sapanca, Abant, İznik, Küçükçekmece ve Büyükçekmece gölleri

Deniz;

İstanbul Karaburun, Yalıkavak, İstanbul-Adalar, Didim Akbük, Bozcaada, İzmit, Palamutbükü, Haliç (A), Haliç (B), Demre-Geyikada, Kaş-Bucak, Kalkan -Çatalada, Datça, Kemer, Finike

Marmaris Liman Başkanlığı yetki sahasında;

Gökova, Akkaya, Yediadalar ve Bördübet, Hisarönü, Selimiye, Maris Hotel Önü, İçmeler, Dirsek Koyu, Bozburun, Marmaris 1, Marmaris 2

Dikili Liman Başkanlığı yetki sahasında;

Kalem Adası, Dikili

Ayvalık Liman Başkanlığı yetki sahasında;

Ayvalık

Fethiye Liman Başkanlığı yetki sahasında;

Fethiye, Göcek 1,  Göcek 2, Ölüdeniz

Çeşme Liman Başkanlığı yetki sahasında;

Alaçatı, Seferihisar 1, Seferihisar 2

Datça Liman Başkanlığı yetki sahasında;

Datça 1, Datça 2

Şilei Liman Başkanlığı yetki sahasında;

Şile

Gemlik Liman Başkanlığı yetki sahasında;

Gemlik

Kaş Liman Başkanlığı yetki sahasında;

Kaş, Kalkan, Kekova Demre

Bodrum Liman Başkanlığı yetki sahasında;

Türkbükü, Liman, Orak Adası, Turgut Reis, Yalıkavak 1, Yalıkavak 2

Gökçeada Liman Başkanlığı yetki sahasında;

Gökçeada – Ankara

guney-afrika-da-festival-tadinda-protesto-3430278_o

Sendikalar Ayaklandı

Güney Afrika’dan Festival tadında Protesto.

Güney Afrika’nın merkez eyaleti Gauteng’te ücretli otoyol uygulamasının başlaması ile alternatif güzergahlara yönelen araçlar trafik sıkışıklığına neden oldu. Aylardır süren mahkemeyi hükümetin kazanmasının ardından sürücüler sisteme kayıt için sıraya girerken, muhalefet partileri, sendikalar ve kiliseler ‘otoyol hırsızlığına’ karşı halkı boykota çağırdı.

Hükümet, Güney Afrika’nın en büyük şehri Johannesburg ve idari başkenti Pretoria’da işlek yollarda kurulan Elektronik Ücret Toplama Sistemi’nden (e-toll) elde edilecek gelirlerin yolların geliştirilmesinde kullanılacağını duyururken, kayıt yaptırmayanların cezaya çarptırılacağı açıklandı. Öte yandan sisteme karşı olanlar, ‘halkın zaten KDV ve yakıt vergisi ödediğini ve bir çok yolun ücretli olduğunu, yeni uygulamanın kanunlara aykırı olduğunu’ ifade ediyor.

Güney Afrikalılar ücretli yol uygulaması ile ayda en az 550 Rand (107 TL) ödeyecekken, kayıt yaptırmayanlar ise borçlarını 7 gün içinde ödemezlerse 3 katı fiyatla cezalandırılacaklar.

E-Toll’a kayıt olan Telop Tetwa yaptığı açıklamada, “Uzun zamandır ücretli yol kavgası vardı. Sonunda kazanan hükümet oldu. Şimdi ben de kayıt oluyorum. Artık ücret ödeme zamanı geldi. Kanunlara karşı çıkanlar grubuna girmek istemediğim için yol ücretini ödeyeceğim. 300 Rand ödedim. 2 aracım var. Bu sistemde ne kadar kilometre yaparsan o kadar ödersin. Banka hesabından kesilebilir ya da nakit ödersin.” şeklinde görüşünü dile getirdi.

Afrika’nın en büyük ekonomisinde, ücretli otoyola karşı mücadele yıllardır devam ediyordu. Öte yandan bazı kuruluşlar hükümeti mahkemeye verseler de uygulamanın önüne geçemedi. Ücretli otoyolun başlaması ile açıklama yapan Güney Afrika Sendikalar Birliği (Cosatu) Gauteng Sekreteri Dumisani Dakile, “Ocak’ta protestolara başlıyoruz. Sivil itaatsizlik, trafikte bekleme, ücretli yolları kullanmama gibi eylemler yapacağız.” ifadelerini kullandı. Güney Afrika’nın diğer eyaletlerinden Johannesburg ve Pretoria’ya gelen sürücüler de ücret ödeyecek.

900553_detay

Af Geliyor!

Bağkurlular isterse prim borcu silinecek.

Ocakta Meclis’e gelecek tasarıyla, Bağ-kur sigortalısından GSS’li ve prim borçlusu işverene kadar 5.5 milyon kişinin gecikme zammının yarısı silinip borç 36 taksite bölünecek.

BAĞ-KUR’LU İSTERSE PRİM BORCU SİLİNECEK

1- Gerek 1479 sayılı Bağ-kur, gerek 2926 sayılıTarım Bağ-kur ve gerekse 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereğince SGK’ya 24 aydan çok Bağ-kur prim borcu olanların hem borçları, hem de borçlu oldukları sigortalılık süreleri silinecek. Mesela, BağKur’a (4/B) 10 yıllık 55 bin lira borcu olan birisinin hem 55 bin liralık Bağ-kur borcu hem de 10 yıllık Bağ-kur’luluk süresi silinecek.

2- Bağ-kur’un hem borcunun hem sigortalılık süresinin silindiği dönemlerde SSK çalışması varsa, Bağ-kur süresi silindiği için artık SSK ile Bağ-kur çakışması ortadan kalkacağından, esasen Bağ-kur ile çakıştığı için geçersiz olan SSK prim ödeme günleri de yasal ve geçerli hale gelecek.

İHTİYAÇ OLAN KISIM BORÇLANILABİLECEK

3- Emeklilik için prim gün sayısına ihtiyaç duyanlar, tamamını değil silinen süreden dilediği kadarını canlandırıp ödeyebilecek. Mesela, 10 yıllık Bağ-kur süresinin 3 yılına ihtiyaç olursa bu kısmını ödeyip süresine ekletebilecek.

4- Bağ-kur’a 24 aydan çok prim borcu olanlar, borcu sildirmek yerine ödemek isterlerse de ana para borcu sabit kalmak kaydıyla, gecikme zamlarının yüzde 50’si silinerek 36 aya kadar taksitle de borcu ödeme hakkına sahip olacak. Öte yandan 24 aydan az borcu olanların sildirme hakkı olmadığı için bu kişiler de gecikme zammın yarısını sildirerek borçlarını 36 ay taksitle ödeyebilecekler.

İŞVERENİN GECİKME ZAMMINA AF

İşçi çalıştırıp SGK’ya bildiren ve bu sebeple işveren prim borcu bulunan işverenlere de prim affı geliyor. Tıpkı 2011 yılında çıkarılan 6111 sayılı Kanun’a benzer şekilde anaparadan indirim yapılmadan , bugüne kadar birikmiş gecikme zamlarının yüzde 50’si silinerek 36 taksitte ödeme imkânı geliyor. Primini zamanında ödeyen işverenler anapara borçlarını yüzde 25 eksiğiyle ödüyor.

GSS BORÇLARINA 36 AY TAKSİT VAR

Zorunlu Genel Sağlık Sigortası kapsamında halen 3 milyon kişinin GSS prim borcu birikti . Bunlardan 550 bin kadarı da gelir testine zamanında gitmediği için borçları aylık geliri 2 asgari ücretten fazlaymış gibi her ay 240 lira borç çıkarılmış . Torba Kanun ile 240 lira borç yazılan kişiler yeniden gelir testine tabi tutulacak. Öte yandan GSS borçlularının anaparaları hariç gecikme zamları da yüzde 50’si silinerek 36 ay taksitle ödenebilecek.

TORBADAKİ HAKLAR

EVDE BAKIMA DA SİGORTA

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, evde bakıma muhtaç yakınına bakana her ay net asgari ücret kadar para veriyor. ‘Torba’ ile evde bakım yapanlar, her ay prim ödeyerek emekli edilebilecekler.

TAŞERONLARA SÖZLEŞME

Kamuda çalıştırılan taşeron işçilerle işverenleri arasındaki sözleşmeler her yıl değil, 3 yılda bir yenilecek. Taşeronlar yıllık izin ve kıdem tazminatlarını almak için dava açmak zorunda kalmayacak.

2000 SONRASI İÇİN İNTİBAK

2000 ve sonrasında emekli olanların gerçekten çok intibaka ihtiyaçları var. Bu konuyla ilgili de Çalışma bakanlığı hazırlık yapıyor. Olumlu neticelenirse Ocak 2014’te bu kişilere intibak gelecek.

3 ÇOCUK BORÇLANILABİLİR

Halen sadece SSK’lı çalışmış kadınlar, en çok 2 doğum için (her bir doğum için 720 gün olmak kaydıyla) 1440 günlük süre kazanabiliyorlar. Düzenleme ile doğum borçlanma sayısı 3’e çıkıyor.

AYDA 300 LİRA KREŞ PARASI

Bu arada kadınları hem istihdamda tutmak veya istihdama yönlendirmek hem de doğuma teşvik etmek için, çalışan kadınlara her ay 300 lira kreş yardımı geliyor.

YAŞ BEKLEYENLER MASADA

Emeklilikte yaş bekleyenlerin talepleri de Çalışma bakanlığı’ndaki hazırlık masasında ama daha tasarıya girmedi. Sesleri duyulursa bu grubun talepleri de Torba Kanun’a girebilir.

KİMLERİ MUTLU EDECEK?

2.5 milyon BağKur’lu esnaf ve işvereni
3 milyon GSS prim borçlusunu
6.5 milyon emekliyi
42 bin kamudaki taşeron işçiyi
Evde bakım parası alan 400 bin kişiyi
300 lira kreş yardımı alacak kadınları

1361361485-sampiyonlar ligi

Şampiyonlar Ligi Servet Kazandırmaya Devam Ediyor!

Şampiyonlar Lig’inden servet alan takımlar..

Şampiyonlar Ligi’nin kuruluşundan bu yana (2012-13 sezonu dahil)  UEFA’nın kulüplere dağıttığı tutar 8 milyar 559 milyon Euro’ya ulaştı. UEFA’nın kulüplere ödediği para geçen yirmi yıl içerisinde tam yüzde 2382 oranında bir artış kaydetti.

Kulüplerin ortalama gelirleri ise 1 Milyon 19 bin Euro’dan 28 milyon 320 bin Euro’ya kadar yükseldi. Aşağıdaki tablodan da görülebileceği üzere Şampiyonlar Ligi kulüplere servet dağıtmaya devam  ediyor.

 

UEFA’nın Şampiyonlar Ligi’nde Yıllar İtibariyle  Kulüplere Dağıttığı Parasal Ödüller (1992-2013)

 

Kulüplere Dağıtılan (Milyon Euro)

Sezonlar Toplam Kulüp başına ortalama Artış Yüzdesi
1992-93

38

1,19

-

1993-94

55

1,72

44

1994-95

130

4,06

136

1995-96

142

4,44

9

1996-97

142

4,44

0

1997-98

209

6,53

47

1998-99

313

9,78

0

1999-00

315

9,84

0

2000-01

315

9,84

0

2001-02

339

10,59

8

2002-03

410

12,81

21

2003-04

414

12,94

1

2004-05

420

13,13

1

2005-06

437

13,66

4

2006-07

550

17,19

26

2007-08

585

18,28

6

2008-09

585

18,28

0

2009-10

751

23,47

28

2010/11

750

23,44

0

2011/12

754

23,56

5

2012/13

905

28,32

20

Toplam

8.559

267,51

2.382

 

Bu Sene Dağıtılan Toplam Tutar Milyar Euro’ya Yaklaştı

 

UEFA 2012-13 itibariyle kulüplere 409 milyon Eurosu TV Yayın ve Pazarlama Havuz gelirlerinden olmak üzere toplam 904.6 Milyon Euro parasal ödül verdi. Bu tutar, bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde yirmilik bir artışa karşılık geliyor. 2011-12 sezonunda kulüplere UEFA’nın dağıtmış olduğu tutar 754.1 milyon Euro civarındaydı.

 

 

En Fazla Para Juventus’a Gitti

UEFA’nın “2012-13 Sezonu itibariyle Kulüplere Dağıtılan Para” tablosuna göre, en fazla parayı kazanan kulüp, 65.3 Milyon Euroluk geliriyle İtalyan futbol devi Juventus oldu. Geçen senenin şampiyonu Bayern Münih’in kasasına ise toplam 55.1 Milyon Euro girdi.

Kulüp Başına Ortalama Gelir 28.3 Milyon Euro

Toplam 904.6 Milyon Euro’luk dağıtımda en az parayı ise 10.5 Milyon Euro ile GNK Dinamo Zagrep kazandı.

 

Kulüp başına ortalama kazanç geçen yıla göre yüzde 20 artarak 28.3 milyon Euro olarak gerçekleşti. Geçen yıl kulüp başına düşen ortalama tutar 23.5 Milyon Euro’ydu. Ortalama gelirin üzerinde 12 kulüp varken, ortalama gelirin altında kalan kulüp sayısı bu yıl 20’ye ulaştı. Geçen yıl ortalama gelir 23.5 milyon Euro olarak gerçekleşmiş, 16 takımın geliri ortalamanın altında kalmıştı.

 

En fazla gelir elde eden kulüplere bakıldığında, tüm kulüplerin beş büyük ligden geldiğini görüyoruz.  Kulüplerin gelir sıralaması aşağıda görülüyor.

 

Gelirde ilk 15 Kulüp Beş Büyük Lig’den

 

Bu tabloya göre ilk 15’de yer alan tüm kulüpler Beş Büyük Lig’den geliyor. Ülkemizi temsil eden Galatasaray ise 2012-13 sezonunda kazandığı toplam  27.782.000 Euro parasal gelir ile 16. Sırada yer alıyor.

 

Aşağıdaki tabloya göre ilk 15’te yer alan kulüpler (kulüplerin %47’si), toplam gelirin %68’ini (yaklaşık olarak 613,4 milyon Euro) kendi aralarında paylaşırken, geriye kalan 17 kulüp ise 291,2 Milyon Euro’yu paylaştılar.

 

Galatasaray’ın toplam gelirleri ise 24.782.000 Euro olarak gerçekleşti. Elde ettiği gelir itibariyle 16. Sırada bulunan Galatasaray’ın toplam gelirlerinin yaklaşık %79’luk kısmı sportif performans ve katılım bonusundan gelirken, kalan %21’lik geliri ise TV Yayın ve Pazarlama Havuz Gelirlerinden geliyor.

Dağıtılan toplam parasal ödül içerisinde en fazla payı %7’lik payı ile Juventus alırken, temsilcimiz Galatasaray’ın toplam gelirden aldığı pay yüzde 3’te kaldı.

 

       Kazançlarına Göre Kulüp Sıralaması (2012-13)

Sıra Kulüp

Tutar (Euro)

Payı

1 Juventus

65.315.000

0,07

2 Bayern Munih

55.046.000

0,06

3 B.Dortmund

54.161.000

0,06

4 Milan

51.357.000

0,06

5 Real Madrid

48.441.000

0,05

6 Barcelona

45.508.000

0,05

7 Paris Saint Germain

44.690.000

0,05

8 Montpellier

35.852.000

0,04

9 M.United

35.555.000

0,04

10 Malaga

32.107.000

0,04

11 Chelsea

30.777.000

0,03

12 Valencia

30.005.000

0,03

13 M.City

28.777.000

0,03

14 Schalke 04

27.980.000

0,03

15 Arsenal

27.923.000

0,03

16 Galatasaray A.Ş.

24.782.000

0,03

17 Celtic

23.670.000

0,03

18 Olympiacos

23.246.000

0,03

19 Lille

22.047.000

0,02

20 Nordsjaelland

20.402.000

0,02

21 Ajax

19.898.000

0,02

22 FC Porto

19.763.000

0,02

23 1907 Cluj

17.302.000

0,02

24 Zenit

17.174.000

0,02

25 Shaktar Donetsk

16.987.000

0,02

26 Spartak Moskova

14.090.000

0,02

27 Benfica

13.884.000

0,02

28 Anderlecht

13.806.000

0,02

29 Dinamo Kiev

11.484.000

0,01

30 Braga

11.181.000

0,01

31 Bate Borisov

10.890.000

0,01

32 GNK Dinamo

10.500.000

0,01

Toplam

904.600.000
is_eleman_ilani

Yabancı Uyruklu Binlerce İnsan Türkiyede İş Arıyor

Son 4 yılda toplam 114 bin 85 yabancı uyruklu kişi Türkiye’de çalışma izni almak için başvuru yaptı.

Türkiye’de 210 bin yabancı iş arıyor. Aralarında 8 bini aşkın ABD’linin olması dikkat çekti.

Türkiye’de çalışan yabancıların sayısı her yıl katlanarak artıyor. Son 4 yılda 114 bin yabancıçalışma izni başvurusu yaptı. Bu yıl iş arayan 210 bin yabancı iş arasında ABD’liler de dikkat çekti.

BULGARLAR BAŞI ÇEKTİ

Türkiye’deki iş ilanları için en çok CV bırakanlar arasında yüzde 33 ile Bulgaristan öne çıkıyor. Almanya’dan başvurular yüzde 13, Azerbaycan yüzde 6’lık oranla Bulgaristan’ı takip ediyor. KKTC, Fransa ve ABD de yine en fazla başvurunun geldiği ülkeler arasında.

YÜZDE 23 ARTTI
Türkiye’deki yabancı istihdamına yönelik rakamları ve yorumlarını paylaşan kariyer sitesi Secretcv.com’un Genel Müdürü Okan Tütüncü, “Secretcv.com’da iş arayan yabancı adayların sayısı geçen seneye göre yüzde 23 arttı. Bunların 5’te 1’i üst düzey pozisyonlara başvuruyor. Maaşları asgari ücrete endeksli olan yabancılara, bazı meslekleri yapmak ise yasak” dedi.

4 YILDA 114 BİN KİŞİ 
Çalışma Bakanlığı’nın verilerine göre, son 4 yılda toplam 114 bin 85 yabancı uyruklu kişi Türkiye’de çalışma izni almak için başvuru yaptı. Bunlar arasında 64 bin 279 kişini başvurusu onaylanırken, 49 bin 806 kişininki ise onaylanmadı.

YABANCILARIN MAAŞLARI ASGARİ ÜCRETE ENDEKSLİ
4817 Sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun’un Uygulama Yönetmeliğine göre, başvuru sahibi işyerlerinin ve yabancıların karşılaması zorunlu bazı değerlendirme kriterleri bulunuyor. Örneğin çalışma izni talep edilen işyerinde en az 5 Türk vatandaşının istihdamı zorunlu tutuluyor. Türkiye’deki yabancı çalışanların maaşları asgari ücrete endekslenerek devlet güvencesi altında. İşveren tarafından ödenecek ücretin, başvuru tarihi itibariyle yürürlükte bulunan asgari ücret tutarı dikkate alınarak hesaplanması zorunlu tutuluyor. Örneğin, üst düzey yöneticiler, pilotlar, mühendis ve mimarlara asgari ücretin en az 6,5 katı ödenmek zorunda. Öğretmenler, psikologlar, müzisyen ve sahne sanatçısı unvanlarında çalışacak yabancılar için asgari ücretin 3 katı, ev hizmetlerinde çalıştırılacak yabancılar için ise asgari ücretin 1,5 katı ücret ödenmesi gerekiyor.

BAZI MESLEKLER YASAK
Yabancılar çeşitli kanunlar gereği Türkiye’de bazı meslekleri ve görevleri icra edemiyorlar. Bunların arasında diş doktorluğu, eczacılık, veterinerlik, özel hastanerlerde sorumlu müdürlük, avukatlık, noterlik, balıkçılık ve kaptanlık ile gümrük müşavirliği var. Bu konudaki detaylı bilgiÇalışma Bakanlığı’nın internet sitesinden alınabiliyor.